Borsa İstanbul'da son haftalarda yaşanan gelişmeler, hisse senedi piyasasındaki işlem yoğunluğunu önemli ölçüde azalttı. Eylül ayında başlayan yatırım fonu tasfiye sürecinin ardından piyasalarda ortaya çıkan belirsizlik, yatırımcıların işlem tercihlerine de yansırken BIST 100 endeksindeki işlem hacmi yılın en düşük seviyelerine geriledi.
12 Ekim 2026 Pazartesi günü BIST 100 endeksinde gerçekleşen yaklaşık 81,4 milyar TL'lik işlem hacmi, yılın en düşük ikinci günlük hacmi olarak kaydedildi. Aynı gün el değiştiren pay miktarı yaklaşık 3,8 milyar adetle 2026'nın en düşük üçüncü seviyesine indi.
Ekonomim yazarı Şebnem Turhan'ın 14 Ekim tarihli araştırmasına göre, fon krizinin belirginleşmesinden önceki 15 Eylül ile karşılaştırıldığında işlem hacmindeki gerileme yüzde 54'e ulaştı.
İşlem hacmi bir ayda yüzde 54 azaldı
Borsa İstanbul'da işlem hacmi, eylül ayının ortasında yaşanan sert satışların ardından farklı bir seyir izlemeye başladı.
Yatırım fonlarının tasfiye sürecine ilişkin gelişmelerin gündeme geldiği dönemde hisse senetlerinde yüksek tutarlı satış işlemleri gerçekleşirken, sonraki haftalarda piyasadaki işlem yoğunluğu belirgin biçimde azaldı.
15 Eylül 2026 tarihinde BIST 100'de yaklaşık 177 milyar TL düzeyinde bulunan işlem hacmi, 12 Ekim'de 81,4 milyar TL seviyesine kadar geriledi.
Böylece karşılaştırılan iki işlem günü arasında işlem hacminde yaklaşık yüzde 54'lük düşüş gerçekleşti.
Bu değişim, yalnızca endeksin puan hareketlerinden farklı olarak piyasada gerçekleşen alım satım işlemlerinin parasal büyüklüğündeki daralmayı ortaya koyuyor.
İşlem hacmindeki azalma, yatırımcıların daha sınırlı tutarlarda işlem gerçekleştirdiğine veya piyasadaki alım satım faaliyetlerinin zayıfladığına işaret edebiliyor.
Ancak işlem hacminin düşmesi tek başına piyasadan ne kadar para çıktığını göstermiyor. Borsada gerçekleşen her pay satışının karşı tarafında bir alıcı bulunduğundan, işlem hacmi ile net fon çıkışı farklı kavramları ifade ediyor.
16 ve 17 Eylül'de 260 milyar TL'nin üzerinde işlem gerçekleşmişti
Yatırım fonu krizinin etkilerinin belirginleştiği eylül ayının ortasında, Borsa İstanbul'da oldukça yüksek işlem hacimleri kaydedilmişti.
16 Eylül 2026 tarihinde BIST 100 endeksinde 262 milyar 401,9 milyon TL'lik işlem hacmi oluştu.
Bir sonraki işlem günü olan 17 Eylül'de ise hacim 266 milyar 478,5 milyon TL'ye ulaştı.
Söz konusu günlerde yaşanan yoğun satış işlemleri, piyasadaki işlem hacmini artıran unsurlar arasında yer aldı.
12 Ekim'de kaydedilen 81,4 milyar TL'lik hacim, 17 Eylül'deki seviyenin yaklaşık yüzde 69,5 altında gerçekleşti.
Bu veriler, eylül ortasında satış baskısıyla yükselen işlem yoğunluğunun ekim ayının ikinci haftasında önemli ölçüde azaldığını gösteriyor.
Bununla birlikte yüksek işlem hacminin her zaman olumlu, düşük işlem hacminin ise her zaman olumsuz bir piyasa görünümüne işaret etmediği unutulmamalı. Sert fiyat düşüşlerinin yaşandığı dönemlerde de yüksek işlem hacimleri ortaya çıkabiliyor.
El değiştiren pay miktarı da yılın en düşük seviyelerinde
Borsa İstanbul'daki durgunluk yalnızca TL bazında işlem hacmiyle sınırlı kalmadı.
12 Ekim'de el değiştiren pay miktarı yaklaşık 3,8 milyar adet olarak gerçekleşti. Bu rakam, yılın en düşük üçüncü günlük seviyesine karşılık geldi.
İşlem hacmi, gerçekleştirilen alım satımların toplam parasal değerini gösterirken el değiştiren pay miktarı, işlem gören hisselerin toplam adedini ifade ediyor.
Her iki göstergenin de düşük seviyelerde bulunması, piyasadaki işlem faaliyetlerinin zayıfladığına ilişkin önemli bir veri oluşturuyor.
Bununla birlikte pay fiyatlarının farklı olması nedeniyle işlem hacmiyle el değiştiren pay sayısı her zaman aynı yönde veya aynı oranda değişmeyebiliyor.
Piyasadaki işlem yoğunluğunun daha kapsamlı değerlendirilmesi için günlük işlem hacminin yanı sıra pay bazındaki likidite, alış ve satış emirlerinin derinliği ve işlem gören şirket sayısı gibi göstergelerin de dikkate alınması gerekiyor.
Yatırım fonu krizinin etkileri devam ediyor
Borsa İstanbul'da eylül ayında başlayan yatırım fonu tasfiye süreci, işlem hacmindeki düşüşün değerlendirilmesinde öne çıkan gelişmeler arasında bulunuyor.
Sermaye Piyasası Kurulu'nun 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla bazı portföy yönetim şirketleri bünyesindeki yatırım fonları için tasfiye süreci başlatılmıştı.
Bu süreç, özellikle tasfiye kapsamındaki fonların portföylerinde bulunan hisse senetleri üzerinde etkili oldu.
Bazı şirketlerin paylarında art arda taban fiyatların görülmesi, piyasalardaki fiyatlama ve likidite sorunlarını gündeme taşıdı.
14 Ekim tarihli araştırmada, tasfiye kapsamındaki fonların portföylerinde yer alan bazı hisselerin 15 Eylül'den itibaren 20 işlem gününe ulaşan taban serileri yaşadığı belirtildi.
Bir hisse senedinin taban fiyata ulaşması, ilgili işlem gününde fiyatın Borsa İstanbul tarafından belirlenen aşağı yönlü günlük fiyat sınırına gerilemesi anlamına geliyor.
Ancak taban fiyatta işlem gören hisselerde satış emirlerinin karşılanması zorlaşabiliyor. Alıcı talebinin yetersiz kaldığı durumlarda yatırımcılar ellerindeki payları istedikleri zamanda satamayabiliyor.
Bu koşulların yatırımcıların risk algısını ve yeni işlem yapma eğilimini etkilemesi mümkün.
Yatırımcılar bekle-gör pozisyonuna yöneldi
Ekonomim'in araştırmasında görüşlerine yer verilen piyasa uzmanları, fon krizinin ardından yatırımcıların önemli bölümünün temkinli hareket etmeye başladığını değerlendirdi.
Özellikle piyasalarda belirsizliğin devam ettiği dönemlerde yatırımcılar yeni hisse alımlarını erteleyebiliyor, mevcut pozisyonlarını korumayı tercih edebiliyor veya alternatif yatırım araçlarına yönelebiliyor.
Bu davranışlar, piyasadaki günlük alım satım faaliyetlerinin azalmasına neden olabiliyor.
Yatırımcıların işlem yapma isteğinin zayıflaması, bazı hisselerde piyasa derinliğinin azalmasına da yol açabiliyor.
Piyasa derinliği, farklı fiyat seviyelerinde bulunan alış ve satış emirlerinin miktarıyla ilişkili bir kavram.
Derinliğin zayıfladığı piyasalarda görece düşük tutarlı işlemler bile fiyatlar üzerinde daha belirgin etki oluşturabiliyor.
Bununla birlikte BIST 100 endeksindeki toplam işlem hacminin azalması, endekste bulunan bütün hisselerin aynı ölçüde likidite kaybı yaşadığı anlamına gelmiyor.
Büyük ölçekli şirketlerle daha düşük işlem hacmine sahip şirketlerin piyasa koşulları birbirinden farklılaşabiliyor.
BIST 100, 12 Ekim'i düşüşle tamamladı
İşlem hacminin yılın en düşük ikinci seviyesine gerilediği 12 Ekim'de BIST 100 endeksi günü yüzde 0,94 değer kaybıyla 12.150,67 puandan tamamladı.
Anadolu Ajansı'nın piyasa verilerine göre endeks, önceki kapanışına kıyasla 115,3 puan geriledi.
Aynı gün bankacılık endeksi yüzde 0,56 yükselirken holding endeksi yüzde 0,75 değer kaybetti.
Sektör endeksleri arasında en fazla gerileme, yüzde 5,17 ile finansal kiralama ve faktoring sektöründe yaşandı.
Bu tablo, Borsa İstanbul'da endeks genelindeki düşüşe rağmen sektörler arasında farklı fiyat hareketlerinin gerçekleştiğini ortaya koydu.
13 Ekim'de ise BIST 100 endeksi yüzde 0,82 yükselişle 12.250,68 puana ulaştı.
Böylece endeks bir sonraki işlem gününde yükseliş kaydetmesine rağmen, son dönemdeki düşük işlem yoğunluğuna ilişkin tartışmalar devam etti.
Yabancı yatırımcı ilgisi ve küresel gelişmeler de etkili
Yurt içinde fon tasfiyeleriyle bağlantılı belirsizlikler sürerken uluslararası piyasalardaki gelişmeler de Borsa İstanbul açısından takip ediliyor.
Orta Doğu'daki jeopolitik riskler, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve küresel finansal koşullar, gelişmekte olan ülke piyasalarına yönelik yatırımcı davranışlarını etkileyebiliyor.
Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler açısından petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi, enerji maliyetleri ve enflasyon görünümüne ilişkin beklentilerin yeniden değerlendirilmesine neden olabiliyor.
Aynı zamanda yabancı yatırımcıların gelişmekte olan piyasalara yönelik risk iştahı, hisse senedi piyasalarındaki likidite üzerinde etkili olabilecek unsurlar arasında bulunuyor.
Ancak Borsa İstanbul'daki işlem hacminin gerilemesini yalnızca yabancı yatırımcı ilgisi veya petrol fiyatlarıyla açıklamak mümkün değil.
Fon krizinin etkileri, yurt içi faiz koşulları, şirketlerin finansal performansları ve yatırımcı beklentileri de genel piyasa görünümünde rol oynuyor.
2027 yılında yatırımcı ilgisi yeniden artabilir mi?
Ekonomim'in araştırmasında değerlendirmelerine yer verilen uzmanlar, piyasadaki belirsizliklerin azalması ve normalleşmenin sağlanması durumunda 2027 yılında yatırımcıların borsaya yeniden ilgi gösterebileceğini ifade etti.
Bu değerlendirme, henüz gerçekleşmiş bir gelişme değil, mevcut koşullara ilişkin uzman beklentisi niteliği taşıyor.
Yatırımcı ilgisinin yeniden güçlenmesinde fon tasfiye süreçlerinin ilerlemesi, piyasadaki güvenin yeniden oluşması, şirketlerin finansal sonuçları ve genel ekonomik koşullar belirleyici olabilir.
Ayrıca günlük işlem hacminin artması tek başına piyasanın kalıcı bir yükseliş eğilimine girdiği anlamına gelmeyecek.
İşlem hacminin hangi fiyat hareketleri sırasında arttığı, artışın kaç hisseye yayıldığı ve yatırımcı katılımının nasıl değiştiği de önem taşıyacak.
Borsa İstanbul'da gözler likidite ve fon tasfiyesi sürecinde
14 Ekim 2026 itibarıyla Borsa İstanbul'da yatırım fonlarının tasfiyesine ilişkin gelişmeler, yatırımcı davranışları ve işlem hacmindeki düşüş piyasanın önemli gündem maddeleri arasında bulunuyor.
BIST 100'de 12 Ekim'de kaydedilen 81,4 milyar TL'lik işlem hacmi yılın en düşük ikinci, 3,8 milyarlık el değiştiren pay miktarı ise en düşük üçüncü seviyesi olarak kayıtlara geçti.
15 Eylül'e göre işlem hacminde yaşanan yüzde 54'lük gerileme, piyasadaki faaliyetlerin son haftalarda ne ölçüde zayıfladığını ortaya koydu.
Önümüzdeki süreçte fon tasfiyelerine ilişkin hukuki ve finansal gelişmelerin yanı sıra Borsa İstanbul'daki işlem hacminin seyri, pay bazındaki likidite koşulları ve yatırımcıların piyasaya katılımı yakından takip edilecek.