Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, sermaye piyasalarında yaşanan fon krizinin ardından hazırlanan Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'ni kabul etti. 22 Ekim 2026 tarihinde yasalaşan düzenleme, 7596 sayılı kanun olarak kayıtlara geçti.
Yeni kanun, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine hükmedilen ve kanunun yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarını kapsıyor.
Düzenlemeyle fon varlıklarının nakde çevrilmesi, yatırımcılara ödeme yapılması, hukuka aykırı işlemlerle fonlardan çıkarıldığı tespit edilen varlıkların geri kazanılması ve sorumluların malvarlığından tahsilat gerçekleştirilmesi için özel bir hukuki çerçeve oluşturuldu.
Yatırımcılara 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yapılabilecek
Kanunun en dikkat çekici hükümlerinden biri, yatırımcılara tasfiye süreci tamamlanmadan ara ödeme yapılabilmesine ilişkin düzenleme oldu.
Buna göre SPK tarafından belirlenen fonlarda, tasfiye malvarlığındaki kullanılabilir tutarlar üzerinden yatırımcılara ödeme yapılabilecek.
Endeksleme uygulanmadan hesaplanan net yatırım tutarı 1 milyon TL'nin altında olan yatırımcılar için bu tutara kadar, 1 milyon TL ve üzerinde olan yatırımcılar için ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme gerçekleştirilebilecek.
Ancak bu düzenleme, her yatırımcıya koşulsuz olarak 1 milyon TL ödeme yapılacağı anlamına gelmiyor. Ödemeler fonun mevcut tasfiye malvarlığına, yatırımcının hesaplanan alacağına ve SPK tarafından belirlenecek uygulama esaslarına bağlı olacak.
Fonların dağıtılabilir nakdinin yeterli olmaması halinde SPK, daha fazla yatırımcının ödemeden yararlanabilmesi amacıyla düşük net yatırım tutarına sahip yatırımcılardan başlayarak ödeme yapılmasına veya bütün yatırımcılar için asgari bir ara ödeme tutarı belirlenmesine karar verebilecek.
PBLK hesapları da tasfiye kapsamına alındı
Kanunda, kamuoyunda PBLK olarak bilinen TEFAS İşlem Blokaj Alt Hesabı'nda payları bulunan yatırımcıların durumuna da açıklık getirildi.
17 Eylül 2026 ve öncesinde TEFAS'a iletilen ancak ilgili fonun temerrüdü veya fon katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen satış talimatları kapsamında payları blokede kalan yatırımcılar, fon pay sahibi sıfatıyla tasfiye hükümlerine tabi olacak.
Böylece satış talimatı vermesine rağmen işlemi tamamlanamayan yatırımcıların tasfiye sürecindeki hukuki statüsü netleştirildi.
SPK, 22 Ekim'de yaptığı açıklamada da yalnızca satış talimatı verilmiş olmasının takas işleminin tamamlandığı anlamına gelmediğini vurguladı.
Kurul, düzenlemenin tamamlanmış takas işlemlerini etkilemediğini, henüz sonuçlanmamış talimatların ise diğer fon pay sahipleriyle eşit koşullarda tasfiye kapsamında değerlendirileceğini bildirdi.
Dolayısıyla blokeli hesapların tasfiye kapsamına alınması, bekleyen satış emirlerinin eski fiyatlarından kesin olarak gerçekleştirileceği veya yatırımcıların bu tutarları doğrudan tahsil edeceği anlamına gelmiyor.
Fon varlıklarının borsa dışında satışına izin verilebilecek
Yeni kanun, tasfiyeye konu yatırım fonlarının portföylerindeki varlıkların nakde çevrilmesine ilişkin farklı yöntemlerin kullanılmasına da imkân tanıyor.
Borsada oluşan fiyatın ilgili varlığın gerçek değerini yansıtmadığının veya tasfiye sürecini geciktirdiğinin SPK tarafından belirlenmesi halinde, geri alım, hâkim ortağa satış, toptan satış ve özel işlem bildirimi gibi yöntemler kullanılabilecek.
Kurul, tasfiye ile görevli kuruluşların talebi üzerine fon varlıklarının borsa dışında satılmasına da onay verebilecek.
Ayrıca bu varlıkları satın alan yatırımcıların belirli bir süre boyunca söz konusu kıymetleri borsada satmasına sınırlama getirilebilecek.
Düzenlemenin amacı, tasfiye işlemleri sırasında fon portföylerindeki varlıklardan mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesini sağlamak olarak belirtiliyor.
Fon zararlarından sorumlu kişilerin malvarlıklarına başvurulabilecek
Kanunla birlikte fon malvarlığından hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri kazanılmasına yönelik kapsamlı hükümler kabul edildi.
Fonun ekonomik menfaatine uygun olmayan, karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle ilişkili taraflara, yöneticilere ya da üçüncü kişilere aktarılan varlıklar bu kapsamda değerlendirilebilecek.
Zarar veya kayıptan öncelikle fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak.
Zararın bu şirketten tahsil edilememesi halinde ise SPK tarafından sorumluluğu belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile birlikte hareket ettiği tespit edilenlerin şahsi sorumluluğuna gidilebilecek.
Kanunda, yöneticilerin görevlerinden ayrılmış olmalarının geçmişte görev yaptıkları dönemlerdeki işlem ve kararlardan kaynaklanan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı da hüküm altına alındı.
TMSF geri kazanım sürecinde görev alacak
Yeni düzenlemeyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) da önemli görevler verildi.
SPK, ilgili fonlarda oluşan zarar veya kayıp tutarlarını ve sorumlu kişileri belirleyerek TMSF'ye bildirebilecek. TMSF ise sorumluların malvarlıklarından tahsilat yapılması amacıyla yasal takip işlemlerini yürütecek.
Soruşturmalarda elkonulan bazı malvarlıklarının doğrudan ilgili fona veya geri kazanım hesabına aktarılması mümkün olacak.
Fona iade edilemeyen malvarlıkları için TMSF kayyım olarak atanabilecek ve satış ya da tasfiye işlemleri gerçekleştirebilecek.
Geri kazanılan tutarlar, TMSF nezdinde her fon için ayrı hesaplarda izlenecek. Tasfiyesi tamamlanan fonlara ilişkin tutarlar ise yatırımcılara dağıtılmak üzere Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) aktarılabilecek.
Usulsüz işlemlere karıştığı tespit edilenlere ödeme yapılmayacak
Kanun, piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı kapsamındaki fiilleri gerçekleştirdiği veya bunlara iştirak ettiği SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurumlara yönelik özel bir hüküm de içeriyor.
Bu kapsamda belirlenen kişi ve kurumlara, ilgili fonların tasfiye ve geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacak.
Düzenleme, yatırımcıların haklarının korunması ile hukuka aykırı işlemlerden sorumlu tutulan kişilerin tasfiye ödemelerinden yararlanmasının önlenmesini birlikte ele alıyor.
Kanun ne zaman yürürlüğe girecek?
TBMM tarafından kabul edilen 7596 sayılı kanun, 22 Ekim 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığına gönderildi.
Kanunun yürürlük maddesine göre düzenleme, 17 Eylül 2026 tarihinden geçerli olmak üzere Resmî Gazete'de yayımlandığı gün yürürlüğe girecek.
Bununla birlikte yatırımcılara yapılacak ödemelerin zamanlaması, fon varlıklarının nakde çevrilme süreci ve ödeme esasları SPK'nın uygulama kararlarıyla netleşecek.
Dolayısıyla kanunun TBMM'de kabul edilmiş olması, tasfiye kapsamındaki bütün yatırımcılara hemen ödeme yapılacağı anlamına gelmiyor.