BIST 100——
USD/TRY——
EUR/TRY——
GBP/TRY——
ALTIN/GR——
XAU/USD——
BRENT——
BTC/USDT——
ETH/USDT——
DAX——
S&P 500——
NASDAQ——
BIST 100 — —
USD/TRY — —
EUR/TRY — —
ALTIN/GR — —
BTC/USD — —
ANA SAYFALAR
Anasayfa Piyasalar Sektörler Haberler Analizler Model Portföy
ENDEKSİ
Tüm Endeksler BIST 100 BIST 30
YATIRIM
Aracı Kurum Bankalar Halka Arz VİOP ₿ Kripto
Hakkımızda
ForumPRO Model Portföy
Anasayfa / Haberler / Haber
EkonomiBK Editör

Fon Tasfiye Kanunu Resmî Gazete'de: 1 Milyon TL'ye Kadar Ara Ödeme Yolu Açıldı

Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, 27 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle yatırımcılara 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yapılabilmesi, blokeli fon paylarının tasfiye kapsamında değerlendirilmesi ve fon zararlarının sorumlulardan tahsil edilmesi için yeni hükümler getirildi. Ödemelerin başlayacağı tarih ve uygulama esasları ise SPK tarafından belirlenecek.

Türkiye sermaye piyasalarında yaşanan fon krizinin ardından hazırlanan Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, 27 Ekim 2026 tarihli ve 33413 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

22 Ekim'de Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda kabul edilen 7596 sayılı Kanun, yatırım fonlarının tasfiyesine, fonlardan hukuka aykırı şekilde çıkarılan varlıkların geri kazanılmasına ve yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yeni bir hukuki çerçeve oluşturuyor.

Düzenleme, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine hükmedilen ve kanunun yayımlandığı tarihte tasfiyesi henüz tamamlanmamış yatırım fonlarını kapsıyor.

Yatırımcılara 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yapılabilecek

Kanunun yatırımcılar açısından en dikkat çekici hükümlerinden biri, tasfiye işlemleri tamamlanmadan ara ödeme yapılabilmesine ilişkin düzenleme oldu.

Kanuna göre SPK tarafından belirlenecek fonlarda, ilgili fonun tasfiye malvarlığından yatırımcılara ara ödeme yapılabilecek.

Endeksleme uygulanmadan hesaplanan net yatırım tutarı 1 milyon TL'nin altında olan yatırımcılar için bu tutara kadar, 1 milyon TL ve üzerinde olan yatırımcılar için ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme gerçekleştirilebilecek.

Bununla birlikte söz konusu düzenleme, bütün yatırımcılara koşulsuz olarak 1 milyon TL ödeme yapılacağı anlamına gelmiyor.

Ödemeler ilgili fonun dağıtılabilir nakdine, yatırımcının hesaplanan hak ve alacak tutarına ve SPK tarafından belirlenecek uygulama esaslarına bağlı olacak.

Para piyasası niteliğindeki fonlar dışındaki fonlarda ara ödeme, yatırımcının hesabında bulunan fon paylarının ilgili tarihte hesaplanan toplam değerini de aşamayacak.

Ödemeler ne zaman başlayacak?

Kanunun Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla ara ödemelerin yapılabilmesine ilişkin yasal düzenleme yürürlüğe girmiş oldu. Ancak kanunda bütün yatırımcılar için belirlenmiş kesin bir ödeme başlangıç tarihi bulunmuyor.

Ara ödemelerin hangi fonlarda, hangi sırayla ve ne şekilde gerçekleştirileceği SPK tarafından belirlenecek.

Dağıtılabilir nakdin bütün yatırımcıların hesaplanan ara ödeme tutarlarını karşılamaya yetmemesi halinde Kurul, net yatırım tutarı düşük olan yatırımcılardan başlayarak ödeme yapılmasına veya tüm yatırımcılar için belirli bir asgari ara ödeme tutarı uygulanmasına karar verebilecek.

Ara ödeme alan yatırımcıların bu tutarları, nihai tasfiye sonucunda hak kazanacakları toplam ödemeden mahsup edilecek.

PBLK hesaplarında bekleyen yatırımcılar da kapsamda

Kanun, TEFAS İşlem Blokaj Alt Hesabı'nda bulunan ve kamuoyunda PBLK olarak adlandırılan blokeli fon paylarıyla ilgili de düzenleme içeriyor.

17 Eylül 2026 ve öncesinde TEFAS üzerinden satış talimatı verilmesine rağmen fonun temerrüdü veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle işlemleri gerçekleştirilemeyen yatırımcılar, katılma payları blokede bulunuyorsa tasfiye hükümleri kapsamında fon pay sahibi olarak değerlendirilecek.

Böylece satış talimatı tamamlanamadığı için blokede kalan payların tasfiye sürecindeki hukuki durumu açıklığa kavuşturulmuş oldu.

Ancak bu düzenleme, bekleyen satış emirlerinin eski fiyatlardan kesin olarak gerçekleştirileceği veya yatırımcıların blokeli tutarlarının tamamını hemen tahsil edeceği anlamına gelmiyor.

TMSF, fon zararlarının geri kazanılmasında görev alacak

Yeni kanunla, fon malvarlıklarından hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri kazanılmasına yönelik özel hükümler de yürürlüğe girdi.

Fonlarda meydana gelen zarar ve kayıplardan öncelikle ilgili portföy yönetim şirketleri sorumlu tutulacak.

Zararın bu kuruluşlardan tahsil edilememesi halinde, sorumluluğu SPK tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişilerin malvarlıklarına başvurulabilecek.

SPK'nın bildirimi üzerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), kanunda belirtilen yetkileri çerçevesinde tahsilat ve takip işlemlerini yürütebilecek.

Geri kazanılan tutarlar, TMSF bünyesinde her yatırım fonu için ayrı oluşturulan hesaplarda izlenecek.

Bu hesaplarda bulunan kaynaklar, ilgili fonun tasfiyesi ve fon pay sahiplerine yapılacak ödemeler dışında kullanılamayacak.

Fon varlıkları borsa dışında da satılabilecek

Kanun, tasfiye sürecinde fon portföylerindeki varlıkların daha etkin şekilde nakde çevrilmesine yönelik yeni uygulamalara da imkân tanıyor.

Borsada oluşan fiyatların varlıkların gerçek değerini yansıtmadığının veya tasfiye sürecini geciktirdiğinin SPK tarafından belirlenmesi halinde, farklı satış yöntemleri kullanılabilecek.

Kurul, gerekli gördüğü durumlarda fon varlıklarının borsa dışında satılmasına izin verebilecek.

Bunun yanında bazı varlıkları satın alan yatırımcılara belirli sürelerle borsada satış sınırlaması getirilmesi de mümkün olacak.

Kanun 17 Eylül'den itibaren geçerli

7596 sayılı Kanunun yürürlük maddesine göre düzenleme, 17 Eylül 2026 tarihinden geçerli olmak üzere 27 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.

Bu hüküm, kanunun geriye dönük geçerlilik tarihini belirliyor. Ancak yatırımcılara ödemelerin 17 Eylül'den itibaren başlamış sayıldığı anlamına gelmiyor.

Bundan sonraki süreçte SPK'nın ara ödeme uygulamasına ilişkin açıklamaları ve fon bazında yapılacak duyurular takip edilecek.

Kanunun yürürlüğe girmesi, yatırımcıların tasfiye kapsamında ödeme alabilmesine yönelik önemli bir hukuki aşamanın tamamlanması anlamına gelirken, fiilî ödeme takvimi ve dağıtılabilecek tutarlar henüz ayrıca netleşmeyi bekliyor.