Norveç Varlık Fonu’nun Türk hisselerindeki yatırımları, fon yönetiminin son açıklamasıyla yeniden gündeme geldi. Mesele artık yalnızca hangi şirkette ne kadar yatırımı bulunduğu değil; bu yatırımların hangi değerlendirmelerle yapıldığı ve risklerin nasıl izlendiği.
Bloomberg HT’nin 22 Ekim 2026’da Bloomberg’den aktardığı habere göre, fonu yöneten Norges Bank Investment Management’ın (NBIM) CEO Yardımcısı Trond Grande, Türkiye’deki fon krizine ilişkin “Burada fail olmaktan çok mağdur durumundayız” dedi. Grande, Türkiye’deki hisse pozisyonlarının ve dış portföy yöneticilerinin değerlendirmeye alındığını da belirtti.
Bu açıklama, fonun süreçteki konumunu anlatıyor. Ancak yatırım kararlarının niteliğine ilişkin soruları tek başına yanıtlamıyor. Büyük bir kurumsal yatırımcı da zarar görebilir; buna karşılık sahip olduğu araştırma, denetim ve risk yönetimi imkânlarının nasıl kullanıldığı da tartışılabilir.
Resmî portföyde hangi hisseler bulunuyor?
NBIM’in 30 Haziran 2026 tarihli resmî hisse yatırımları dosyasında, hazırladığımız görseldeki 13 şirketin tamamı yer alıyor.
Bu seçilmiş grup içinde en yüksek yatırım değeri 116,5 milyon dolarla ASTOR’da. Onu 43,6 milyon dolarla DSTKF, 18,8 milyon dolarla ALKLC ve 14 milyon dolarla KTLEV izliyor.
Diğer pozisyonlar TEHOL’de 5,2 milyon dolar, PEKGY’de 4,7 milyon dolar, ODINE’de 3,8 milyon dolar, IEYHO’da 3,5 milyon dolar, KUYAS’ta 3,2 milyon dolar, TERA’da 3,1 milyon dolar, PASEU’da 2,8 milyon dolar, RALYH’de 2 milyon dolar ve MAGEN’de 1,5 milyon dolar seviyesinde.
Bu tutarlar yuvarlanmış dönem sonu piyasa değerleri. Fonun alış maliyetini, sonradan yaptığı işlemleri veya bugün elinde tuttuğu pozisyonları göstermiyor.
BIST 30’daki seçenekler varken bu tercihler neden yapıldı?
Yatırımcının aklına gelen soru anlaşılır: Borsa İstanbul’da büyük, köklü ve yakından takip edilen şirketler varken, böylesine güçlü araştırma imkânlarına sahip bir fon bu hisselerde hangi gerekçeyle pozisyon aldı?
Ancak karşılaştırmayı doğru kurmak gerekiyor. Norveç Varlık Fonu yalnızca bu 13 şirkete yatırım yapmış değil. Aynı resmî dosyada BİM, Akbank, Koç Holding, Türk Hava Yolları ve Tüpraş gibi büyük şirketlerde de yatırımları bulunuyor.
Dolayısıyla eleştiriyi “Büyük şirketleri hiç almamış, yalnızca bunları seçmiş” şeklinde kurmak tabloyu eksik anlatır. Asıl soru, büyük şirketlerdeki yatırımlarının yanında bu pozisyonları neden taşıdığı ve karşılığında üstlendiği riski nasıl ölçtüğü.
BIST 30 üyeliği de tek başına güvenlik belgesi değil. Bununla birlikte, daha geniş yatırım evrenine açılan profesyonel bir fonun; şirket değerlemesini, işlem derinliğini, ortaklık yapısını ve gerektiğinde pozisyondan çıkabilme imkânını birlikte değerlendirmesi beklenir.
Bir hisseye yatırım yapmak savunulabilir bir tercih olabilir. O tercihin dayandığı varsayımları ve risk sınırlarını açıklayabilmek de profesyonel yönetimin parçasıdır.
“Mağduruz” açıklamasından sonra sorulması gerekenler
Grande’nin açıklamasına verilebilecek makul karşılık şu: Mağduriyet iddiası anlaşılabilir; fakat bu büyüklükte bir kurumdan, yatırım kararlarının nasıl oluştuğunu da açıklaması beklenir.
Bu pozisyonlar hangi değerleme varsayımlarıyla açıldı? Fiyat yükselişlerinin şirketlerin faaliyetleriyle ne ölçüde desteklendiği incelendi mi? Piyasa derinliği ve olası satış baskısı için hangi senaryolar çalışıldı? Dış portföy yöneticilerinin kararları nasıl denetlendi?
Bunlar fonun hukuki açıdan sorumlu olduğunu peşinen ileri süren sorular değil. Yatırım kararlarının ve kurumsal denetimin yeterliliğine ilişkin sorular. Bir yatırımcı aynı anda hem hukuka aykırı işlemlerden zarar görmüş hem de kendi risk yönetimindeki eksikleri incelemek zorunda olabilir.
Fonun yatırımlarını ve dış yöneticilerini değerlendirmeye alması bu açıdan anlamlı. Ancak değerlendirme sonucunda hangi derslerin çıkarıldığı ve hangi uygulamaların değiştirileceği de önemli olacak.
Büyük fonların yatırımları nasıl okunmalı?
NBIM, yatırım stratejisinde geniş çeşitlendirmeyi, uzun vadeli yaklaşımı ve kabul edilebilir risk düzeyinde getiri elde etmeyi esas aldığını belirtiyor. Portföyünün değerlendirilmesinde bir karşılaştırma endeksi de kullanılıyor. Bu yapı, her pozisyonun aynı yöntemle seçildiğini veya aynı yatırım tezini taşıdığını varsaymamayı gerektiriyor.
Yine de yatırımcının çıkaracağı ders yalnızca “Büyük fonlar da hata yapabilir” cümlesiyle sınırlı kalmamalı. Bir kurumun büyüklüğü ile tek tek yatırımlarının kalitesi farklı meseleler.
Norveç Varlık Fonu’nun bir şirkette ortak olması araştırmaya değer bir bilgi. Fakat şirketin finansal sonuçlarını, değerlemesini ve risklerini incelemenin yerine geçmiyor. Benzer şekilde, fonun zarar görmesi de listedeki bütün şirketleri aynı hukuki veya ekonomik kategoriye koymayı haklı çıkarmıyor.
Bu dosyada eleştirinin odağı, yatırımcının zarar etmiş olması değil; büyük bir profesyonel kurumun aldığı riskleri ne kadar iyi tanıdığı ve yönettiği olmalı. “Mağduruz” açıklaması yaşanan zararı anlatabilir. Yatırım kararlarının hesabını verebilmek ise daha kapsamlı bir açıklama gerektirir.
Portföy bilgileri NBIM’in 30 Haziran 2026 tarihli resmî hisse yatırımları dosyasına dayanmaktadır. Görsel seçilmiş hisseleri içerir; Türkiye portföyünün tamamını göstermez. Tutarlar yuvarlanmıştır. İçerik bilgilendirme ve değerlendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.